
Davasına sahip çıkan Medrese öğrencilerine Azınlık sahip çıktı / Cengiz Ömer / milletgazetesi
Yeni eğitim ve öğretim yılının başladığı 11 Eylül 2019 Çarşamba günü Gümülcine Medrese-i Hayriye Okulunda tarihi bir olay yaşandı. Azınlığa zorla kabul ettirilmeye çalışılan atanmış Müftü Naibinin açılış törenine katılması okulun öğrencileri tarafından engellendi.
Devletin azınlığa dayattığı atanmış Gümülcine Müftü Naibi Cihat Halil’in medresedeki öğrenciler tarafından eğitim yılının açılışında okul kapısının önünde etten duvar örerek girişinin engellenmesi büyük ses getirdi.
Medreseli öğrenciler, kendilerinin, velilerinin, velilerin seçtiği okul encümenlerinin fikri alınmadan, azınlık toplumuyla masaya oturulmadan okulun müfredatında azınlığın anadili Türkçe derslerin azaltılması, hatta lise son sınıfta Türkçe dersinin tamamen kaldırılması nedeniyle tepkilerini net bir şekilde ortaya koydular.
Gümülcine'deki Medrese-i Hayriye’de yaşananlar, aslında yıllardır azınlık ve eğitimi üzerinde oynanan oyunlara karşı demokratik bir duruş ve haykırıştır. Azınlık okulu talebi duymazdan gelinip her yıl çocuk sayısı azlığı gerekçe gösterilerek azınlık okullarının kapatılmasına; azınlık eğitimindeki uygulamalar konusunda azınlığın fikirlerinin önemsenmemesine; bu haksızlıklara rağmen kişisel menfaatleri için azınlığın haklarını, eğitimini ve geleceğini hiçe sayanlara; Türkçe derslerinin azaltılması için oluşturulan komisyonda zalimlerle birlikte hareket ederek imza atanlara vurulan bir tokattır.
ÖĞRENCİLERİN HAKLI DİRENİŞ VİDEOSU 50 BİNE YAKIN İZLENDİ
Müftü Naibi Cihat Halil’in Medreseye girişi öğrenciler tarafından engellendiği halde ısrar etmesi ve sonunda Yunanlı yetkililerle yan kapıdan girmesi sonucunda öğrencilerin okulu terk ettiği haberleri büyük ses getirdi.
Türk Azınlık çocuklarının haklı davalarına sahip çıkmalarının toplum nezdinde büyük takdir topladığı, konuya ilişkin haberlerin okunma ve izlenme rekorlarından anlaşılıyor.
Sadece Millet gazetesinde yapılan yazılı haber binlerce kişi tarafından okunurken, özellikle gazetenin facebook sayfasındaki ilgili video 50 bine yakın izlendi ve izlenmeye devam ediyor. Diğer azınlık basın organlarının haberleri de hesap edildiğinde 150 bin nüfuslu bir azınlık için bu sayılar rekor sayılır ve olayın nasıl sahiplenildiğini göstermesi açısından önemlidir.
Batı Trakya Türklerinin geleceği olan öğrencilerinin cesaret veren tavrı ve azınlık hakları için mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürmeleri, haksız uygulamalara karşı azınlığın mücadele ruhunun canlı, azınlığın dimdik ayakta olduğunun bir kez daha göstergesi oldu.
Medreseli öğrencilere mücadelelerinde azınlık kamuoyu büyük destek verdi. Rekor sayıda paylaşılan haberin ve videonun altına yorumlarıyla öğrencilere tebrik ve destek yağdı. Haber binlerce defa okunurken, Millet gazetesinin facebook sayfasında yüklenen video 50 bin defa izlendi.
Öğrencilere destek olmak isteyen yüzlerce kişi videoyu kendi kişisel facebook sayfalarında paylaştılar ve haberin daha büyük kitlelere ulaşmasına vesile oldular. Sosyal medyanın doğru bir şekilde kullanıldığında ne kadar etkili olduğu da böylelikle görülmüş oldu.
ÖĞRENCİLERİN BU MÜCADELESİ NİÇİN ÖNEMLİ?
Medrese-i Hayriye’de öğrencilerin yeni eğitim yılının ilk günündeki tepkisi sonucunda göstermelik de olsa bir geri adım atıldı. Türkçe derslerde çok küçük de olsa değişikliğe gidildi. Bu değişikliğe göre lise son sınıfa bir saat Türkçe dersi eklendi. Orta 1, 2, 3 ve lise 1 ile 2. sınıflarına birer saat daha Türkçe dersleri ilave edildi. Ancak, bu değişiklik ne öğrencilerin, ne velilerinin ve ne de encümenlerin ilgili taleplerinin hiçbirini tam olarak karşılayamadı.
Bugün diğer okullarda haftalık toplam derslerin sayısı 42 iken, Medres-i Hayriye’de 35’tir. Medrese’de azaltılan derslerin tamamı Türkçe derslerdir. İyi niyet olması halinde bu dersler kanuna göre her zaman 42’ye çıkartılabilir.
Ancak, buradaki amaç ve hedef tamamen azınlık eğitimini baltalamak, anadil Türkçe ile yapılan desrleri sınırlandırarak okulu azınlık statüsünden çıkarmak olduğu için bu konuda ne kadar adım atılır merak konusudur.
Devlet bu konuda geri adım atar mı? Haksız politikasından vazgeçer mi? Azınlığa kulak verir mi? Bu noktada belirleyici etkenlerin başında Azınlığın direnci ve direnişi belirleyici olacaktır. Öğrencilerin gösterdiği bu cesur ve kahramanca duruşu azınlığın önderleri başta olmak üzere tümü devam ettirebilirse değil eğitimde, her konuda sonuç getirir.
Bu noktada bizlere örnek olan ve hak mücadelesinin nasıl verildiğini hatırlatan öğrencilere teşekkür ediyorum. Onları tebrik ediyor ve her türlü yanlarında olduğumuzu bilmelerini istiyorum.
DEVLETİN “AZINLIK POLİTİKASI” İFLAS ETMİŞTİR
Medrese öğrencilerinin gerçekleştirdikleri bu haklı, dik ve asil duruşun en büyük vuruşu, devletin azınlık tarihi boyunca uyguladığı asimilasyoncu “Azınlık Politikası”na olmuştur.
Öğrencilerin bu örnek ve tarihi direnişi, azınlık tarihinde bir kırılma noktası olarak anılacaktır. Çünkü devletin azınlık politikası, kendi kontrolünde bildiği “Müslümanruhlu Türk Azınlık” bilincinden arındırılmış ve “Yunanruhlu Müslüman Azınlık Okulu” olarak gördüğü Medrese’de, RUHUNA ZİNCİR VURAMADIĞI ÖĞRENCİLER tarafından yerle bir edilmiştir.
Devletin azınlığa zorla kabul ettirmek istediği atanmış Müftü Naibi ve onun şahsında bütün atanmışların (Vakıf Heyetleri, 240 imam vs) ve dolayısıyla asimilasyoncu politikasının azınlık tarafından reddedildiği, konuya ilişkin paylaşılan haberlerle bütün dünyaya haykırılmıştır.
Sonuç itibariyle Medrese’deki tarihi direniş, devletin yok etmek istediği (Türk) Azınlığa yönelik uyguladığı asimilasyoncu politikasının iflasını ilan etmiştir.
Yönetim, kendisi açısından skandal olayın ardından Medrese’de kıyıma başlamış ve cuntavari bir şekilde olayın sorumlusu olarak gördüğü okul müdürü ve yardımcısını hışımla görevden alarak cezalandırmıştır. Bununla bir nevi gözdağı vermeye çalışan yönetimin iflas eden politikası karşısındaki çaresizliği sırıtmıştır.
Ancak azınlığa göre, gerçekleri görmek istemeyen yönetim ne yaparsa yapsın nafiledir. Çünkü 7’den 70’e hangi tarafta olursa azınlık insanının aslında her şeyin farkında olduğu, en zayıf görünen halde bile mayasının sağlam olduğu gün gibi ortaya çıkmıştır.
Azınlık insanına göre, asimilasyoncular istedikleri politikaları uygulasalar da, her türlü oyun ve hileye başvursalar da, mayası sağlam Türk Azınlık evlatları onları beklemedikleri yer ve zamanlarda şaşırtmaya devam edecektir