onwin yeni giriş canlı bahis casino siteleri rulet siteleri

Menzilin menzili...


Bu makale 2023-07-24 12:12:18 eklenmiş ve 2250 kez görüntülenmiştir.
Yusuf Kaplan

İnsanın başına ne geldiÄŸini bihakkın anlayacak bir entelijansiyası yok bu ülkenin.

Yönünü ve yörüngesini yitirmiÅŸ, celladına âşık tasmalı çekirgelere dönüÅŸmüÅŸ zavallı bir entelijansiyası var bu ülkenin.

İslâm’ın bayraktarlığını yapan bir ülkenin medyasında, gece gündüz İslâm’a, Kur’ân’a, rahmet elçisi Peygamberimiz’e inanılmaz hakaretlerin yapılması ürperticidir, çirkefliktir.

Sanki baÅŸta Afrika olmak üzere dünyayı kana bulayanlar, kaynaklarını yaÄŸmalayanlar, açlığa mahkûm edenler, cehenneme çevirenler Batılılar deÄŸil de Müslümanlarmış gibi bu ülkede de dünyada da İslâm’a ve kaynaklarına karşı iÄŸrenç bir saldırı ve savaÅŸ yürütülüyor!

Türkiye’nin her fırsatta İslâm’a saldıran türedi tipleri sadece bir kaç günlüÄŸüne Afrika’ya postalamak lazım. Görsünler âşık oldukları emperyalist Batılı cellatlarının Afrika’nın kanını nasıl emdiklerini -hâlâ…

Türedi Türk aydını, en az Fransız veya İngiliz aydını kadar ülkesine, inançlarına ve deÄŸerlerine sahip çıkmadığı, saygı duymasını öÄŸrenemediÄŸi sürece ülkenin önüne takoz, başına da bela olmaya devam edecek…
İSLÂM OLMASAYDI, BATI, TARİHE GİREMEZDİ!

Åžunu bileceksiniz: Batı uygarlığı, dört asır içinde yaptığı bilimsel devrimler, sanayi devrimleri, aydınlanma devrimleri ve siyasî devrimlerle hem kendi dünyasını kurdu, hem de dünya üzerinde, bütün medeniyetlerin kökünü kazıyan ürpertici bir hegemonya kurdu

Oysa Batıları tarihe kışkırtanlar Müslümanlar oldu: İslâm medeniyeti olmasaydı Batılılar kendilerine gelemezdi; barbar kavimler göçü, Gotlar, Vizigotlar ve ikinci dalga barbar kavimler göçü, Normanlar ve Lombardlar, Avrupa’yı kasıp kavurmuÅŸ, cehenneme çevirmiÅŸti. Avrupa’yı İspanya’da, Sicilya’da ve Akdeniz’de Müslümanların yürüyüÅŸü kendine getirdi. 
İslâm tarih sahnesine çıkmasaydı, çöken Roma’dan sonra Avrupa’nın toparlanabilmesi ve ayaÄŸa kalkabilmesi mümkün deÄŸildi. 13. yüzyılda İngiltere’de, Fransa’da, Almanya’da, İtalya’da hem manastırlarda hem de yeni açılan üniversitelerde konuÅŸulan ortak dil neydi? İslâm medeniyetinin, Kur’ân’ın dili Arapçaydı. Roger Bacon da, John Locke da, çatır çatır Arapça konuÅŸuyordu.

Avrupa’yı hem tarihe girdiren hem de kendine getiren itici güç İslâm medeniyetiydi. 

Madalyonun bir yüzü böyle. Bir de öteki yüzü var madalyonun.

DİĞER DİNLER TESLİM ALINDI, İSLÂM DİRENİYOR…

Tarih bitmiÅŸ deÄŸil. Bundan sonraki süreçte, İslâm’ın önü açık ama Müslümanlar önlerini kendileri tıkıyorlar!

Biten iki ÅŸey var: Birincisi, Müslümanlar iki asırdır tarihten çekildi ama İslâm’ın önü hiç olmadığı kadar açıldı... Ä°kincisi, Batı uygarlığı dünyanın kanını emdi, emmeye de devam ediyor ama söyleyeceÄŸi hiçbir söz kalmadı insanlığa. Batı uygarlığının insanlığa söyleyeceÄŸi sözünün olmadığının ilanıdır Nietzsche, Heidegger ve Derrida üzerinden gelen postmodern felsefe dalgası…

Müslüman toplumlar iki asırdır tarihten çekildi. Tarihi Müslümanlar yapmıyor. Çinliler de, Hintliler de, Japonlar da, Ruslar da yapmıyor tarihi.

Batılılar yapıyor tarihi yalnızca… Kaba güçle… Silah teknolojisine, smart teknolojiye yön vererek  Batılılar çeki düzen veriyor dünyaya...
Ama tarihte belki de ilk defa bütün dinler sekülerleÅŸtirildi, özgünlüklerini ve özgürlüklerini yitirdi fakat İslâm sekülerleÅŸtirilemedi, teslim alınamadı diÄŸer dinler ve kültürler gibi ve İslâm’ın önü alabildiÄŸine açıldı…

Görebiliyor musunuz bunu?

İSLÂM’IN ÖNÜ HÄ°Ç BU KADAR AÇILMAMIÅžTI…
Bize, bizden sonraki kuÅŸaklara çok önemli görevler düÅŸüyor: DüÅŸüncede, sanatta, ahlâkta, estetikte dünyanın kaderini belirleyecek ruh atılımını, entelektüel atılımı daha fazla gecikmeden hayata geçirmek. 
Dünyanın küreselleÅŸtiÄŸi, sınırların ortadan kalktığı bir zaman diliminde en evrensel cümleleri; herkesi kuÅŸatan, ilgilendiren, hiç kimsenin, hiçbir kültürün kayıtsız kalamayacağı en sarsıcı, sarıp sarmalayıcı cümleleri biz kurabiliriz sadece. İnsanlığın yükünü omuzlarında taşıma bilinciyle nefes alıp veren, bu dünyada yaÅŸayan ama bu dünyayı yaÅŸamayan, çaÄŸrısı, çağını kuracak, baÅŸka çaÄŸlara ve çaÄŸrılara ulaÅŸacak ölçekte derin nefes alan inanmış ve adanmış öncü kuÅŸaklar, ÅŸafak yaÄŸmurları Dâru’l-Erkam kuÅŸakları… 

 

Fikir, oluÅŸ ve “varoluÅŸ” (“hiçleÅŸme”, kemal merdivenlerini tırmanma) yolculuklarını hiçbir kınayıcının kınamasına aldırmadan yapan, insanlığa yeniden adaleti, silmi, selameti, kadirÅŸinaslığı, vefakârlığı, cefakârlığı, kanaatkârlığı, kardeÅŸliÄŸi, yaratılanı yaratandan ötürü sevmeyi, haksızlıklara isyan etmeyi; kul hakkına, haram-helal ölçülerine özen göstermeyi, velhasılı kelam insanca ve hakça bir dünyayı biz armaÄŸan edebiliriz insanlığa yeniden...

Dünya bize gebe, biz hakikate…

İKİ MÜKELLEFİYET: İNSAN YETİŞTİRMEK VE CEMİYETİ KURTARMAK
Burada geleceÄŸim nokta hayatî: Türkiye’de İslâm, yüzyıl önce devletten, darbelerle birlikte de milletten uzaklaÅŸtırılmaya çalışıldı…
Cemaatler, halkın İslâm’la iliÅŸkilerini sürdürmesini saÄŸlayan nefes boruları. Diyanet, İHL’ler, ilahiyatlar, medreseler de toplumun İslâmî kimliÄŸinin idamesinde önemli roller oynayan vazgeçilmez aktörler.
Ama dürüst olalım: Cemaatler de, Diyanet, İHL, İlahiyat, medreseler, cemaatler ve tarikatler de, toplumda İslâmî bir gelecek inÅŸasında kurucu roller oynayacak ruhtan da, entelektüel donanımdan da, bu tür büyük dertlerden ve iddialardan da yoksunlar, ne yazık ki!
Cemaatler, siyasete yamanmakla, ihale peÅŸinde koÅŸturmakla, cemaatlerin dünyevîleÅŸmelerinin tohumunu ekiyorlar, kendi önlerini kesiyorlar, öksüz olan İslâm’ı kimsesizliÄŸe terkediyorlar… Nasıl büyük vebaldir bu!
Cemaatler, dikey eksende önümüzü açacak büyük, öncü insanlar yetiÅŸtirmekle; yatay düzlemde de cemiyeti İslâm’la yoÄŸurmakla mükellefler…
Menzil ÅŸeyhi Abdülbaki Hazretleri rahmeti rahmana kavuÅŸtu. Allah rahmet eylesin, makamını âlî eylesin. Menzil’de 9 Halife bıraktı geride. Bu, rahmettir; nice güzel, ince hikmetler gizlidir; ama fitne fesada kurban edilmemelidir. Yoksa hesabı verilemez. Fitne fesat çıkarmak isteyen malum ÅŸer ÅŸirret güçlere fırsat verilmeden Menzil menziline kavuÅŸmalı, istiÅŸare ile bir mürÅŸide emanet edilmelidir, diye düÅŸünüyorum acizane.
Menzil hem ülkemizin bütünlüÄŸü ve kardeÅŸliÄŸinin korunmasında hem de İngilizlerin İslâm dünyasına saldıkları hâricî / tekfirci akımların İslâm dünyasını felçleÅŸtirmelerinin önüne geçilmesinde kilit rol oynayan Ehli Sünnet Omurga’nın en güçlü kalelerinden biri ülkemizin. 

Vesselâm.


 
 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
DeÄŸiÅŸtir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 â€¹ 
 â€º 
E-Mail Bülten Kaydı
ArÅŸiv Arama
- -
EDİRNE ÖNCÜ / TRAKYA ÖNCÜ HABER
© Copyright 2026 EDİRNE ÖNCÜ / TRAKYA ÖNCÜ HABER. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA